Yeşil Çayla İştahınızı Kapatın
27 Mayıs 2010 Yazan Mavi-Prens
Kategori Sağlık, SesliOssi-Genel
Kadınlar ve erkeklerin kendilerine göre sıkıntıları vardır. Bunlarda biriside fazla kilolardır. Karınları doysada gözleri bir türlü doymaz. Bu yüzden de oburlukta kimseyi kendilerine rakip olarak görmezler. İşte bu sıkıntılardan dolayı kendinizi yemekten alıkoymanın ve iştahızı kapatmaya yardım edecek bir çözüm bulduk. 500 gram kaynar suyun içine eşit miktarda mate, biberiye, ıhlamur, yeşil çayı ve bir dilim elma atın. Bu karışımı her sabah çay demler gibi demleyin ve aç karnına bir bardak için. İştahınızın kapandığını göreceksiniz. Gün içinde bol bol su içmek de, midenizde şişkinlik yaratarak yeme dürtünüzü dizginleyecektir.
Ameliyatsız Ve Yan Etkisiz Bir Liposuction
27 Mayıs 2010 Yazan Mavi-Prens
Kategori Sağlık, SesliOssi-Genel
Bu tedaviden sonra vücutta selülit oluşur mu? Biliyoruzki hepinizin ilk sorduğu soru bu. Bunu önlemek için haftada ya da 10 günde bir, tek seanslık korumalar yapılıyor. Bu tedavi, bir tür ameliyatsız liposuction! Liposuction’dan sonra korse giymek gerekiyor, morarmalar görülüyor, yağların geri dönüşü dengesiz oluyor. Oysa bu sistem ne anestezi gerektiriyor ne de yan etkisi var. SmoothShapes, piyasadaki tüm selülit kremlerinden ve tedavilerinden daha etkili! Cihazdan Türkiye’de bir yerde bulunmaktadır. Yoğun talep nedeniyle 2 makina daha alınacak. Üstelik bu yeni modeller, yüzde 50 daha etkili olabilir. Yani selülit derdine sadece 6 seanasta çözmek artık mümkün. Yeni makinelerden birini yine Ebil’e diğeri ise Çeşme’deki Nars Otel’e koyulacaktır. Tedaviye bu şekilde başlayan bayanlar Çeşme’de yazlıkları varsa, orada da bu cihazdan faydalanabilirler. Estetik Cerrahi Merkezleride bu cihazlardan getireceklermiş. Estetik cerrahlar çok kilolu hastalara liposuction yapmadan önce, bu cihazla onları incelteceklermiş. Liposuction sonrasında ise, istenilen inceliğe ulaşıncaya kadar yine SmoothShapes’den yararlanacaklardır. Selülitin ve fazla kiloların insana neler hissettirdiğini çok iyi bilen biri olarak, tüm kadınlarımızı bu mucizeden yararlanmaya ve yaz gelmeden forma girmeye davet ediyorum.
Kansere Yakalanmamak için Taktikler
13 Mart 2010 Yazan Mavi-Prens
Kategori Sağlık, SesliOssi-Genel
Kansere Yakalanmamak için Taktikler
Son yıllarda ülkemizde kardiyovasküler sistem hastalıklarından sonra sebebi bilinen ölümler arasında 2. sıraya yükselen kansere yakalanmamanız için kulağınıza küpe olacak taktikler.

Â
Kansere Yakalanmamak için Taktikler
Her geçen gün gazetelerde, televizyonlarda kanser üzerine yapılan yeni çalışmaların ve deneylerin haberlerini görüyoruz. Sık sık laboratuarlarda çalışan araştırmacıların ve deneylerde kullanılan farelerin görüntülerine hepimiz aşinayızdır. Bu görüntülerde bilim adamları bir şeyleri doldurur, boşaltır, ilaçlar yağmur misali üretim bloklarından aşağı yağar. Fareler de konuldukları camdan bölmelerin içerisinde olan bitenden habersiz dolanıp dururlar. Hayvancıkların üzerlerinde hematolojik, onkolojik deneyler yapıldıkça yapılır. Aslına bakarsanız farelerin kanserle pek alıp veremedikleri bir şey yok. Onların bu kadar teste tabi tutulmalarının tek sebebi tabii ki bu hastalığa çözüm önerisi sunacak tedavi yöntemlerinin belirlenebilme çabası. Bu yüzden araştırmacılar laboratuarlarda gecelerini gündüzlerine katarak çalışıp kanserli tümörleri küçültmenin, hatta kökten kazımanın yollarını arıyorlar. Benimsedikleri yaklaşımlar ise bize dost, kanserli hücrelere düşman yaklaşımlar. Buraya kadar her şey iyi hoş ama onlar harıl harıl çalışırken bizim ayak ayak üstüne atıp keyif yapmamız doğru olmaz, öyle değil mi? Bizim de kılıcımızı kalkanımızı kuşanıp bu düşmana karşı savaşmamız lazım. Nasıl mı? Basit ama önemli birkaç stratejiyi uygulayarak…
Şifa niyetine nar suyu için:
Mucizevî meyvenin yoÄŸun kırmızı suyunda polifenol, izoflavon ve elajik asit gibi güçlü bir anti kanser mekanizmasının oluÅŸumunda etkili olan elementler var… Fareler üzerinde yapılan deneylerde narın, prostat kanserinin geliÅŸimini geciktirici etkiye sahip olduÄŸu bulundu. Bir baÅŸka araÅŸtırmaya göre ise nar akciÄŸer kanserini engelleyici bir etkiye de sahip. EÄŸer sigara içiyorsanız, eskiden sigara kullandıysanız veya sigara içilen ortamlarda, mesela kahvehane, kafe gibi mekânlarda bulunuyorsanız, bu meyvenin suyu savunma mekanizmanızı güçlendirecektir. Günde yarım bardak nar suyu iÅŸinizi görür.
Bir başka şifa kaynağı yaban mersini:
Pterostilbene… Bir şey çağrıştırıyor mu? Büyük bir ihtimalle siz de benim gibi daha önce böyle bir şeyin adını bile duymadınız. Pterostilbene, yaban mersininde bulunan ve kolon kanseri tedavisinde etkili olan bir madde. Yaban mersininin maharetleri bununla da bitmiyor. Bu lezzetli meyve büyük bir C vitamini kaynağı aslında. Günde 1-2 bardak dolusu yaban mersini gayet ideal bir ölçü. Mısır gevreğinin üzerine ekleyip, üstüne biraz meyve suyu, süt ve daha fazla vitamin için birkaç dilim greyfurt da koydunuz mu ‘yeme de yanında yat’ dedirten türden bir vitamin ve lezzet deposu ile karşılaşacaksınız.
Selenyumu unutmayın:
Journal of the National Cancer Institute’te geçtiğimiz günlerde 1000 erkek üzerinde yapılan bir araştırmanın sonuçları yayınlandı. Bu araştırmaya göre kanlarında selenyum seviyesi düşük olan erkekler 3 ay boyunca selenyum takviyesi aldıklarında, prostat kanserine yakalanma riskleri yüzde 92 gibi müthiş bir oranda düşüyor. Araştırmanın bir başka çarpıcı sonucuna göre vücutlarındaki selenyum oranı yüksek olan erkekler aynı uygulamaya tabi tutulunca kansere yakalanma riskleri tam tersine yüzde 88 oranında artıyor.
Ter dökün:
Egzersiz yapmanın dış görünüşümüz ve sağlığımız için çok yararlı olduğunu artık biliyoruz. Emin olun az egzersiz yapmanızın bile size yararı var. Tabii ki egzersize ayırdığınız zaman, yapma sıklığınız ve çalışmaların yoğunluğu ne kadar artarsa, kansere yakalanma riskini de bir o kadar azaltmış olursunuz. Norveçliler tarafından yapılan bir araştırmaya göre egzersiz yapmak kanseri engellemede de oldukça etkili. Mesela haftada bir kere bile egzersiz yapan erkeklerin prostat kanserine yakalanma riskleri yüzde 30 oranında daha az. Bir tek bunu bilmek bile içinize su serpmeye yeterli…
SuÅŸi sipariÅŸi verin:
Deniz yosunu ile beslenen ve ultraviyole ışını bombardımanına tutulan kobayların vücutlarında kanserli hücrelerin üreme ihtimalinin yüzde 60 civarında düşmesi gerçekten dikkate değer. Dolayısıyla deniz yosunu, kanseri defetmek için başvuracağınız önemli yiyeceklerden birisi. Deniz yosunu, kalori ve yağ açısından düşük değerlere sahip olmasının dışında kalp için yararlı liflerin oluşumu ve kemiklerin gelişiminde etkili olan kalsiyumun sağlanması açısından da önem taşıyor. Suşi yapımında kullanılan kurutulup fırınlanmış deniz yosunu da A ve C vitaminleri açısından oldukça zengin. Suşi, kas gelişimi açısından da müthiş bir yiyecek.
Daha sıklıkla dışarı çıkın:
Kadınlar üzerinde yapılan 4 yıllık bir araştırmaya göre yeterli D vitamini alan kadınların kansere yakalanma riski yüzde 60 ile yüzde 77 arasında daha az. D vitamini kansere karşı kalkan oluşturan en önemli etkenlerden biri. Bildiğiniz gibi D vitamininin en büyük kaynağı ise güneş ışınları. Bu vitaminden olabildiğince yararlanabilmek istiyorsanız, o zaman biraz kımıldayıp güneşin pırıltısına kendinizi bırakmalısınız. Tabii bunu yapabilmek için uygun şartlara ihtiyacınız var. Nerede yaşadığınız, yılın hangi döneminde olduğunuz önemli. Neyse ki ülkemiz güneş ışınlarından mahrum bir ülke değil. Hele ki Akdeniz taraflarında yaşıyorsanız bu açıdan çok şanslısınız demektir. Normal seviyelerde D vitamini alıp almadığınızı öğrenmek için ise kan testi yapmanız yeterli. Eğer güneş ışınlarından yeterince faydalanamıyorsanız günde bir adet D vitamini hapı alabilirsiniz. Ayrıca sardalya, somon gibi yiyeceklerde de D vitamini mevcut.
Kendinize ‘dumansız hava sahası’ oluşturun:
Biliyorsunuz ki ülkemizde kapalı alanlarda sigara içme yasağı getirildi. Sigara içenleri kızdırsa da bu uygulamadan birçok kişinin memnun olduğu bir gerçek. Bu gibi ortamlarda bu uygulama sayesinde sigara dumanından kurtuluyorsunuz. Ancak asıl iş bu yasağın geçerli olmadığı yerlerde, yani evlerde başlıyor. Evinizde sigara dumanına maruz kalıyorsanız en ağır darbeyi burada alıyorsunuz demektir.
Tıraş sonrası yanmayı yatıştırmak için
13 Mart 2010 Yazan Mavi-Prens
Kategori Sağlık, SesliOssi-Genel, Yararli Bilgiler
Tıraş Sonrası Yanma
Tıraş olmak hem de her sabah çoğu erkeğe kâbus gibi gelebilir; üstelik bir de tıraş sonrası yanma hissi oluştuğunda…

Â
Tıraş Sonrası Yanma
Tıraş sonrası yanmayı yatıştırmak için:
1 Batıklara jilet sürdükçe yanma hissi artacaktır.
2 Tıraş öncesinde krem sürmek sürtünmeyi azaltır ve jiletinize, yüzünüzde daha yumuşak bir yolculuk fırsatı sağlar.
3 Her tıraş sonrası jiletinizi alkolle durulayın. Böylece jiletinizi dezenfekte ederek olası bir enfeksiyonu engellemiş olursunuz.
4 Nemlendiricinizi tıraştan hemen sonra sürmek, yanmayı minimize eder.
msn de azdirtan erkekler
07 Mart 2010 Yazan Mavi-Prens
Kategori Sağlık
Slm Bayanlar canınızmı sıkılıyor tek yapmanız şey aşagidaki email adresini eklemniz olacaktir şimdiden iyi eglenceler umarim sevk alirsiniz
webcam-sitari-ossi@sesliossi.com








Bu web sitesi Türkiye'den ve Avrupa ülkelerinden ziyaretçisi olan insanlara sesli kameralı sohbet ve güncel bilgi, paylaşım hizmeti sunmaktadır. SesliOssi.Com sitesinde yer almak ayrıcalıktır bunuda ayrı bir noktaya not edebilirsiniz. :) Sitemizde ücretsiz sesli sohbet,kameralı chat yapabilirsiniz. Şimdiden iyi sohbetler.